dağınık o"da

Salı, Eylül 15 - bıçak yarası 2

Kategori: LeyL"i YAD






*

- Alo..
- Meryem Teyze..?
- Evet benim.. Siz kimsiniz ?
- Serhat ben.. Rahatsız ettiğim için bağışlayın.. Sakıncası yoksa kızınızla görüşebilir miyim ?

Meryem hanım bir an duraksadı.. Aslında bu, kızı gibi kendisinin de beklediği telefondu ve sesini duyamam korkusuyla elektrikli süpürgeyi çalıştırmaya korkuyordu..

- Ah! Bir dakika lütfen.. Hemen çağırıyorum.. !

Ahizeyi sehpanın üzerine bıraktı ve koşarak kızının odasına geldi.. Kapıyı vurmadan hızla içeri girdi.. Bu ani dalış, Zümra’nın yerinden fırlayıp kendisini yatakla pencere arasında kalan boşluğa atmasına neden oldu..

Mektubu ve içinden çıkan resimleri de alelacele halının altına itekledi..

- Kızım telefon!
- Anneeee… Kapıya vurabilirsin değil mi!
- Kızım.. Serhat telefonda..
- Serhat.. hımm..tamam.. geliyorum az biraz beklesin..

Her ne kadar bunu soğukkanlı bir şekilde söylemiş olsa da çoktan yatağın altından sürünerek kapıya kadar ilerlemiş, annesinin ayaklarının olduğu yerde ayağa kalkıp, telefona doğru koşarak gitmişti bile..

- Ve lütfen rica ediyorum bir daha kapıyı vurmadan girmeyiniz Meryem Hanım!
- Peki kızım girmem.. Sen konuşurken ben de odanı temizleyeyim, çok havasız kalmış yine..
- Anne hayır! Ben temizlerim bırak.. Hiçbir şeye dokunma! Tombalak bir dakika lütfen, seni de bekletiyoruz ama.. kusura bakmazsın artık! Anne! Bırakır mısın onları! Heeey! Kime diyorum kadın bırak onları !
- Alo Zümra..!
- Hatta kalınız Serhat Bey!

Ahizeyi bırakıp koşarak odaya daldı yeniden.. Annesi ne kadar meraklıysa, Zümra’da bir o kadar uyanık cin gibi kızdı.. Telefonu kulağına götürürken, göz ucuyla annesini izlemiş, temizliğe halının altından başlayınca, ahizeyi elinden bıraktığı gibi yeniden odasına fırlamıştı..

Annesinin mektuba ve resimlere ulaşmasına ramak kalmışken, kadına belinden sarılıp eğildiği yerden doğrultmuş, göğsünü yaşlı kadına siper ederek kapıya doğru itmeye başlamıştı..

Annesi de onunla mücadele ediyordu adeta.. Sonunda tehlikeyi bertaraf edip odasını kilitledi.. Anahtarı koynuna atıp söylenerek yeniden ahizeyi eline aldı..

- Tomi.. Kusura bakma burada bayram temizliği var da..
- Önemli değil canım.. Sana güzel bir haberim var..
- Bu arada mektubunu aldım..
- Aaa.. Öyle mi.. Çok sevindim buna..
- Resimler harika çıkmış! Az kalsın anneme yakalanıyordum.. Mektup neyse de, o resimler de biraz nasıl desem.. fazla senli benliyiz yani.. İkimizi öyle görse kadının kalbine iner..
- Sakladın mı..!
- Evet merak etme.. Tehlike geçti. Kaçın kurasıyız Tomtini Bey!

Ne zaman Serhat’a tomtini diye hitap etse, Zümra’nın yüzünde hınzır bir gülümseme beliriyordu.. Bu aralarında oynadıkları aşk oyunlarından kalma bir isimdi..

Ve isimler genelde Zümra tarafından verilirdi.. Keyfi yerindeyse Serhat’a Tomtini, sinirliyse Tombalak, özlemişse Tomi, üzgünse kısaca Tom diye sesleniyordu..

- Zümra.. O’nu buldum.
- Ne ? Nasıl yani..
- Yaşadığı yeri.. Evin adresini öğrendim.. Kayseri’de huzurevinde görevli olarak çalışıyor. Sahabiye mahallesinde küçük bir dairede yalnız kalıyor..

Konuşmaları annesi de dinliyormuş gibi korkuya kapıldı bir anda.. Ahizeyi eliyle kapatıp annesine bakındı.. Biraz korkmuşsa da annesinden, daha çok heyecanlanmıştı.. Yutkunup duruyordu..

- Canım.. Orda mısın.. ?
- Buradayım Tom.. Emin misin o olduğuna ?
- Evet.. Huzurevine gittim sabah.. Müdürle görüştüm.. Çok önemli ve gizli olduğunu söyledim.. Herşey doğru.. İsim ve şu bana verdiğin resim.. Evet bu o.. Resimdeki kadar genç görünmüyor ama kesinlikle o.. Bu senin baban Zümra..
- Anlıyorum.. Anlıyorum..
- Mesaisi bir saat sonra bitiyor.. Her zaman otobüse bindiği durakta onu bekliyor olacağım..
- Tom.. Konuşma..! Hayatta olduğunu bilmem bile yeter..
- Ama zümra!
- Lütfen.. lütfen beni birazcık seviyorsan hiçbir şey söyleme.. Benim için oralara kadar gittin şu soğukta.. Artık dönmeni istiyorum.. Sana ihtiyacım var.. Çok özledim seni Tomi..
- Ben de seni çok özledim.. Ama konuşacağım onunla..
- Sakın.. Sakın böyle bir şey yapma.! Lütfen Tomi.. Beni sevmiyor musun yoksa..
- Peki canım.. Seni çok seviyorum. Bu arada cuma günü tezkeremi alıyorum. Bu günler geçmiyor artık.. Eve gitmeden önce seni görmek istiyorum.. Her zamanki gibi.. Senin parkında, senin bankında.. Senin ağacın orada.. Bekle beni.. Cumartesi günü sabah altıda..
- Şima’nın olduğu bank mı ?
- Evet orada.. Sen ve ben.. Sonra da kardeşinle.. Üçümüz birlikte sarılıp yeniden hasret gideririz..
- Tamam Tomi..Sabah altıda.. Şima hep oradaydı. Ben de onunla birlikte seni bekliyor olacağım..
- Benim seni beklediğim gibi.. Kapatmalıyım şimdi.. Seni seviyorum canım..
- Seni seviyorum..

İlk önce Serhat’ın ahizesi kapandı..

Zümra, telefon kulağında öylece kalakalmıştı.. Gözlerini gözlerine dikmiş aynada kendine bakıyordu.. Aynanın derinliğinde kaybolmuştu.. Gözleri doldu.. Ağlamamak için direniyordu.. Dişlerini ısırdı.. Bir süre sonra telefonun bozuk ve düzensiz sesi sık aralıklarla kulağının dibinde ötmeye başlayınca kendine geldi.. Ahizeyi yerine koydu..

Aynanın arkasına elini sokup, gizlediği resmi çıkardı..

Siyah beyaz, askerlik hatırası bir resim önce annesinin ellerinde parçalara ayrılmış, sonra da kızı tarafından sabırla ve titizlikle kapısı içeriden kilitli odasında yeniden bir araya getirilmişti..

- Ne oldu kızım.. Ne diyor Serhat..?

Resmi de anahtar gibi koynuna atıverdi hemen..

- Buldum anne! Buldum O’nu!
- Ah kızım benim.. Bir yere gitmedi ki Serhat.. Hep buradaydı o, geçen de aradı.. Askerlik böyle bir şey işte kızım.. Kolay mı.. İstediği zaman arayamaz, aradığı zaman ulaşamaz.. Sen ararsın nöbette olur.. Konuşursun süre yetmez.. Öyle ya.. ömür yetmiyor ki hasrete, bir dakika nasıl yetsin gidermeye..

Sırayı sanki annesi almıştı.. Ayna da kendi kendine konuşuyordu..

Zümra az kalsın ağzından kaçırıyordu babasını bulduğunu..

Neyse ki Meryem hanım bunları anlatırken, kızı gibi aynanın derinliklerinde çoktan kaybolmuştu..

**

 

YükselArslaN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Etiketler : y.a

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


0 yorum yazilmistir
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

""SuSTuM""

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

gece yalnızlık siz biz Davut topcan Herşeye rağmen yalnız değiller Ask ayrılık acı hüzün hasret aşk dogum gunu doğum günü dağınıkoda daginikoda ask sevgi sehir istanbul şiir kadın ayrılık Asi rüzgar Asi

Arkadaşlarım

Muhammet Emin Turan
Oyum ben
Erhan "BARIŞ" Karakaya
stillhappy
kaganiscen
~ ÇoCuK ~
< Çocuk > ..
Blogcu Yardım
meraldiren
morseyyah
sizofrenik
mavielbise
asiruzgarim
yasaksokak
siirkervani
mavitunaa
gathering
kibirlibucur
S£RÇ£ herseyimdinsen0810
hakan köse
meskure
amaney
mirayy
thehepha
lazkopen
seyyahercan
tdlbr
Hilal Tanrıseven(Duman)
nergisden
nihansum
kayipsehirler
ozce
suskunbiradam
mustafa yıldız
benimlesincan
ahzanduragi
damlabadur
Murat Kodaman
sonubelli
kamece
alizeynep
YuSuF YüZLü
esra bozkurt
sozleriminhikayesi
hircinyesilbirkuzum
herseyimdin
gordion960 gül
kapalikapilar
sessizveda
uzgunkizasli
güler öztürk
guvarigam
Gülcan Yılmaz
sevgidaimolsun
duygularinrengi
embaela
zilanarvas
heptek
ciqolata
asiruzqar
hayatamerhaba12
herseyimsensinn
karamorkedi
sensizliginertesi
phpbilgini
marjinorji2
alaettin yavuz
cerridwen
YAKAMOZ MAVİ
ansizin
Alev Yılmaz
golgesizisiklar
sanalikamsuyumbn
musteargazeteciyazar
sertan sancar
Güneş Yağmuru
GÖKHAN KIRCILI
orhun gürlük
siirlerveguzelyazilar
Pr0ncues
pandamono
emre15
rockcoq
onurakkul
mariapia
pierce21
istenmeyenadam
xxelifxx
Furkansamet
hyip
rohat breeze
ozelkadin
onthesixthblog
CANER ARIPEK
kavakyelleriblog
Mehmet Zengin
stardoll-tr
rohat ayaz
yasardilsiz
selahattin övecek
alminaselman
oylesinecokciddi
babeesmer
Kübra Karatay
mkaradas
sitene ekle